9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2. Ünite: Hikâye (Öykü) Konu Anlatımı

9. Sınıf Edebiyat Hikâye (Öykü) Konu Anlatımı

  • Hikaye Nedir?
  • Hikaye Türleri
  • Hikayenin Tarihsel Gelişimi
  • Yazım Kuralları
  • Noktalama İşaretleri
  • İsimler

 

Hikâye Nedir?

Hikâye (öykü), yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayları, belirli kişi, yer ve zamana bağlı kalarak kısa ve yoğun bir şekilde anlatan yazı türüdür. Roman ile benzerlik gösterse de hikâye romandan çok daha kısa, tek bir olay etrafında gelişen bir türdür. Olay örgüsü sınırlıdır; kişiler azdır; zaman ve mekân dar bir çerçevede işlenir. Anlatımda genellikle bir temel çatışma vardır ve sonunda çözülür. Hikâye, edebiyatın en sevilen türlerinden biridir çünkü kısa oluşu sayesinde okuyucuya hızlı ve yoğun bir okuma deneyimi sunar.

Örnek:

Ömer Seyfettin’in “Kaşağı” hikâyesi, kısa ama etkili bir olay örgüsüne sahiptir. İki kardeş arasındaki bir yanlış anlama, kısacık bir metinle aktarılır.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Bir hikâyeyi ilgi çekici kılan şey nedir: olay mı, kişiler mi, yoksa anlatım dili mi?
  • Roman yerine neden hikâye okumayı tercih edersiniz?

Örnek Soru:

“Aşağıdakilerden hangisi hikâyenin temel özelliklerinden biri değildir?”
a) Tek olaya odaklanması
b) Kısa olması
c) Çok sayıda karakter içermesi
d) Belirli bir zaman ve mekânda geçmesi

Hikâye Türleri

Hikâyeler anlatım tarzlarına göre iki ana gruba ayrılır:

  • Olay Hikâyesi (Maupassant Tarzı): Olay örgüsü güçlüdür, giriş–gelişme–sonuç bölümleri belirgindir. Okuyucuda merak uyandırır. Örnek: Ömer Seyfettin’in hikâyeleri.
  • Durum Hikâyesi (Çehov Tarzı): Olay örgüsü zayıftır, genellikle günlük yaşamdan bir kesit sunulur. Sonuç kısmı açık uçlu olabilir. Örnek: Memduh Şevket Esendal’ın hikâyeleri.

Ayrıca modern hikâye anlayışıyla birlikte psikolojik çözümlemeler, bireyin iç dünyası ve bilinç akışı teknikleri öne çıkmıştır.

Örnek:

Memduh Şevket Esendal’ın “Hava Parası” hikâyesi, sıradan bir olayın hayatın içinden doğal bir kesit gibi sunulmasıyla durum hikâyesine örnektir.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Sizce hangisi daha etkili: olayın sürükleyiciliği mi, yoksa bir anın derinliği mi?
  • Durum hikâyesinde sonucun açık bırakılması okurda nasıl bir etki uyandırır?

Örnek Soru:

“Çehov tarzı hikâyelerde aşağıdakilerden hangisi daha belirgindir?”
a) Güçlü olay örgüsü
b) Merak unsuru
c) Günlük yaşamdan kesitler
d) Giriş–gelişme–sonuç düzeni

Hikâyenin Tarihsel Gelişimi

Dünya edebiyatında hikâye türü eskiye dayanır. İlk örnekleri destanlarda, masallarda görülür. Ancak modern anlamda hikâye, 19. yüzyılda Fransız yazar Maupassant ve Rus yazar Çehov ile gelişmiştir. Batı’da kısa öykü ayrı bir tür hâline gelmiştir.

Türk edebiyatında ise Tanzimat döneminde ilk hikâye örnekleri verilmiştir. Şinasi’nin “Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi” öğretici yazı olsa da edebî nitelikteki ilk hikâye örneği Ahmet Mithat Efendi’nin eserleridir. Samipaşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler” kitabı, modern Türk hikâyeciliğinin başlangıcı kabul edilir. Servet-i Fünun döneminde Halit Ziya, Fecr-i Ati’de Hüseyin Cahit, Millî Edebiyat’ta Ömer Seyfettin, Cumhuriyet’te Sait Faik önemli hikâyeciler arasındadır.

Örnek:

Sait Faik Abasıyanık, modern Türk hikâyeciliğinin ustasıdır. “Semaver”, sıradan insanların hayatını içten bir dille anlatır.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Türk hikâyeciliğinde hangi yazar size daha yakın geliyor, neden?
  • Modern hikâyenin klasik masallardan farkı nedir?

Örnek Soru:

“Aşağıdakilerden hangisi modern Türk hikâyeciliğinin kurucusu sayılır?”
a) Halit Ziya
b) Samipaşazade Sezai
c) Şinasi
d) Ömer Seyfettin

Yazım Kuralları

Hikâye yazarken dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri yazım kurallarıdır. Türk Dil Kurumu’nun yazım kılavuzu esas alınır. Büyük harflerin doğru yerde kullanılması, eklerin doğru yazılması, birleşik kelimelerde doğru bitişme veya ayrı yazılma, kısaltmalar, sayılar ve yabancı kelimelerin yazımı bu başlık altında öğrenilir.

Örnek:

“Türkiye Cumhuriyeti” ifadesinde her kelimenin baş harfi büyük yazılır. Ancak “cumhuriyet” tek başına geçtiğinde küçük harfle başlar.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Yazım kurallarına uymak metnin anlaşılmasını nasıl etkiler?
  • Bir hikâyede yazım hataları okuyucuya hangi duyguyu verir?

Örnek Soru:

“Aşağıdakilerden hangisi yazım kurallarına uygundur?”
a) Ankaraya gittim.
b) Türk Dili ve Edebiyatı dersi.
c) Bu yaz tatile Izmire gideceğiz.
d) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası.

Noktalama İşaretleri

Noktalama işaretleri, anlamı güçlendirmek, vurguyu belirtmek ve okuma kolaylığı sağlamak için kullanılır. Nokta, virgül, soru işareti, ünlem, iki nokta, noktalı virgül, üç nokta, tırnak, kısa çizgi, parantez, eğik çizgi ve kesme işareti sık kullanılan noktalama işaretleridir.

Örnek:

“Ne güzel bir gün!” cümlesinde ünlem işareti duyguyu güçlendirir. “Kitap, defter, kalem aldım.” cümlesinde virgül sıralamayı kolaylaştırır.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Noktalama işaretleri olmasa bir metni okurken ne tür zorluklar yaşardık?
  • Şairler noktalama işaretlerini neden bazen bilerek kullanmaz?

Örnek Soru:

“Aşağıdakilerden hangisinde ünlem işareti doğru kullanılmıştır?”
a) Vay canına!
b) Ne güzel, gün.
c) Gelirmisin?
d) Ah keşke, bende gelsem.

İsimler

Türkçede isimler; varlıkların, kavramların, nesnelerin adlarını karşılayan sözcüklerdir. Tekil–çoğul, somut–soyut, özel–cins isim ayrımları vardır. Hikâye yazımında isimlerin doğru seçilmesi anlatımın gücünü artırır.

  • Tekil–Çoğul: Kitap / Kitaplar
  • Somut–Soyut: Taş / Sevgi
  • Özel–Cins: Ankara / şehir
  • Topluluk isimleri: Ordu, takım
  • Tür isimleri: İnsan, hayvan, bitki

Örnek:

“Ankara’da yaşıyorum.” cümlesindeki “Ankara” özel isimdir, büyük harfle başlar. “Şehir” ise cins isimdir.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Hikâyelerde karakterlere verilen isimler okurun bakış açısını etkiler mi?
  • “Keloğlan” gibi isimler kültürel çağrışımlar yapar mı?

Örnek Soru:

“Aşağıdakilerden hangisi soyut isimdir?”
a) Taş
b) Kedi
c) Özgürlük
d) Elma

Yorum yapın