Ahmet Rıza Bey, Osmanlı İmparatorluğu‘nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında önemli roller üstlenmiş bir devlet adamı, diplomat ve düşünce adamıdır. 1858 yılında İstanbul’da doğan Ahmet Rıza, dönemin aydın ve etkili isimlerinden biridir. Babası Ali Rıza Efendi, dönemin Osmanlı bürokrasisinde görev almış bir devlet memurudur. Ahmet Rıza, Galatasaray Lisesi’nde aldığı eğitimin ardından Fransa’ya giderek tarım eğitimi almıştır. Paris’te kaldığı yıllarda Batı düşüncesiyle tanışmış ve pozitivizm akımından etkilenmiştir.
Ahmet Rıza’nın kariyeri, sadece devlet görevleriyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda dönemin siyasi hareketlerinde de aktif bir rol almıştır. 1895 yılında Jön Türk hareketine katılarak Osmanlı Devleti’nde reform ve modernleşme çağrısında bulunmuştur. Paris’te yayınlanan Meşveret gazetesinin editörlüğünü yaparak Osmanlı İmparatorluğu’nun sorunlarına dair eleştirel yazılar kaleme almıştır. Bu yazılar, Osmanlı hükümetini rahatsız etmiş ve Ahmet Rıza, uzun yıllar sürgünde yaşamak zorunda kalmıştır.
Ahmet Rıza’nın politik düşünceleri, özellikle pozitivizm etkisinde şekillenmiştir. Pozitivist düşünce, bilimsel yöntemlerle sosyal sorunların çözülebileceğine inanmaktadır. Ahmet Rıza, Osmanlı İmparatorluğu’nun kurtuluşunun ancak bilimsel ve akılcı yöntemlerle mümkün olacağına inanmış ve bu doğrultuda reform taleplerinde bulunmuştur. Özellikle eğitim ve tarım alanında modernleşmenin önemine vurgu yapmıştır.
1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle birlikte Ahmet Rıza, yurda dönmüş ve Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na İstanbul milletvekili olarak seçilmiştir. Meclis başkanlığı görevine de getirilen Ahmet Rıza, burada da reform taleplerini sürdürmüştür. Ancak, İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde görüş ayrılıkları yaşamış ve zamanla cemiyetten uzaklaşmıştır.
Ahmet Rıza’nın siyasetteki etkin rolü, 1920 yılında İstanbul’un işgali sırasında sona ermiştir. İstanbul’un işgali sonrasında Ankara’ya geçerek Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki Kurtuluş Savaşı’na destek vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra da aktif siyasette yer almaya devam etmiştir. 1923-1935 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili olarak görev yapmıştır.
Ahmet Rıza Bey, 1930’lu yıllarda siyasetten çekilmiş ve daha çok yazı ve düşünce çalışmalarına ağırlık vermiştir. 1930’da kaleme aldığı “Hatıralarım” adlı eseri, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına dair önemli bilgiler içermektedir. 1930’ların ortalarında sağlık sorunları yaşamış ve 1930’da İstanbul’da vefat etmiştir.
Ahmet Rıza Bey, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinin kritik dönemlerinde etkili olmuş, reformist ve aydın bir kişilik olarak Türk tarihinde önemli bir yere sahiptir. Fikirleri ve çalışmaları, dönemin sosyal ve politik dönüşümlerine ışık tutmuş, bugün de düşünce dünyasında yankı bulmaya devam etmektedir.