I. Meşrutiyet, Osmanlı tarihinde anayasal monarşiye geçiş sürecinin ilk adımı olarak kabul edilir ve bu süreç 23 Aralık 1876 tarihinde ilan edilen Kanun-i Esasi ile başlamıştır. Bu dönemin ve anayasanın ilanının öncesinde yaşanan süreçleri, dönemin koşullarını ve etkilerini anlamak, modern Türkiye’nin temellerinin nasıl atıldığını görmek açısından önemlidir.
KPSS Tarih konusu I. Meşrutiyet, Osmanlı İmparatorluğu’nda anayasal monarşinin ilk kez ilan edildiği dönemdir. 23 Aralık 1876 tarihinde ilan edilen I. Meşrutiyet, II. Abdülhamid döneminde gerçekleşmiştir. Bu dönemde Kanun-ı Esasi adı verilen anayasa yürürlüğe girmiştir. I. Meşrutiyet’le birlikte Osmanlı Mebusan Meclisi açılmış ve halkın seçtiği temsilciler mecliste yer almıştır. Ancak, Padişah II. Abdülhamid, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı (93 Harbi) gerekçe göstererek 1878 yılında meclisi feshetmiş ve meşrutiyet yönetimine son vermiştir. Böylece II. Abdülhamid, yaklaşık otuz yıl sürecek olan istibdat dönemini başlatmıştır. I. Meşrutiyet, Osmanlı İmparatorluğu’nda daha sonra ilan edilecek olan II. Meşrutiyet için bir öncü olmuştur.
- yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu, iç ve dış baskılarla karşı karşıya kalmıştır. Sanayi Devrimi’nin getirdiği ekonomik dönüşümler, Batı’daki siyasi gelişmeler ve özellikle milliyetçilik akımlarının etkisiyle Osmanlı toprakları, ciddi bir dönüşüm ihtiyacını hissetmiştir. Bu bağlamda, Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkmasıyla birlikte, genç Osmanlı aydınları ve bürokratları, devletin kurtuluşunu ancak bir anayasanın ilanı ve meclisin açılmasıyla mümkün görebilmişlerdir.
I. Meşrutiyet’in ilan edilmesinde etkili olan gruplardan biri, Genç Osmanlılar Cemiyeti’dir. Bu grup, Batı eğitimine sahip, modern düşünceye açık aydınlardan oluşuyordu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun kurtuluşunu, Batı tarzı bir anayasal sistemde görüyordu. Namık Kemal, Ziya Paşa ve Mithat Paşa gibi isimler, bu fikirlerin gelişmesinde ve yayılmasında önemli rol oynamışlardır.
23 Aralık 1876 tarihinde ilan edilen Kanun-i Esasi, Osmanlı Devleti’nin ilk anayasasıydı ve 113 maddeden oluşuyordu. Anayasa, padişahın yetkilerini sınırlandırmakla birlikte, vatandaşlara belli haklar tanıyan düzenlemeler de getiriyordu. Ancak, padişahın meclisi feshetme ve anayasayı askıya alma yetkisi gibi geniş yetkileri elinde bulundurması, bu anayasanın tam anlamıyla bir meşruti monarşi rejimi kurulmasını engellemiştir.
Bu anayasanın ilanıyla birlikte, Osmanlı Devleti’nde ilk defa bir parlamento açılmıştır. Bu parlamento iki meclisten oluşuyordu: Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan. Meclis-i Mebusan, halkın seçtiği temsilcilerden oluşurken; Meclis-i Ayan, padişah tarafından atanan üyelerden meydana geliyordu. Ancak, bu meclisler arasında yetki dengesizliği ve padişahın mutlak yetkileri nedeniyle, efektif bir yasama faaliyeti yürütmek oldukça zor olmuştur.
I. Meşrutiyet dönemi, çok kısa bir süre devam etmiş ve 1878’de Osmanlı-Rus Savaşı’nın (93 Harbi) patlak vermesi üzerine, Sultan II. Abdülhamid meclisi süresiz olarak tatil etmiştir. Bu olay, meşrutiyetin ilk denemesinin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur, ancak bu dönemde atılan adımlar ve yapılan tartışmalar, II. Meşrutiyet’in ilanına kadar geçen süreçte önemli bir birikim sağlamıştır.
I. Meşrutiyet dönemi, Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme çabalarının ve anayasal düzene geçiş çabalarının bir yansımasıdır. Her ne kadar istenilen başarı sağlanamamış olsa da, Osmanlı toplumunun siyasi anlamda bilinçlenmesi ve anayasal düzene geçiş sürecinde önemli bir adım olarak tarihteki yerini almıştır.