9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 5. Ünite: Roman Konu Anlatımı

9. Sınıf Edebiyat Roman Konu Anlatımı

  • Roman Nedir?
  • Roman Türleri
  • Romanda Bakış Açıları
  • Romanın Yapı Unsurları
  • Zamirler

 

Roman Nedir?

Roman; insan yaşamını, toplum olaylarını, bireyin iç dünyasını geniş bir zaman ve mekân çerçevesinde ele alan, ayrıntılı ve uzun bir edebî türdür. Hikâyeden en önemli farkı, olay örgüsünün daha kapsamlı olması, karakterlerin çok yönlü işlenmesi ve mekânın daha ayrıntılı tasvir edilmesidir. Romanlarda bireyin ruh hâli, toplumla ilişkisi, sosyal ve kültürel yapılar incelenebilir. Roman, modern çağın en güçlü edebî anlatım türlerinden biridir.

Örnek:

Halit Ziya Uşaklıgil’in “Aşk-ı Memnu” romanı, bireyin iç dünyasıyla toplumsal değerler arasındaki çatışmayı işler.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Roman mı yoksa hikâye mi daha etkilidir, neden?
  • Romanların uzun olması onların etki gücünü artırır mı yoksa azaltır mı?

Örnek Soru:

“Romanın hikâyeden farkı aşağıdakilerden hangisidir?”
a) Daha kısa olması
b) Daha fazla karakter ve olay içermesi
c) Zaman ve mekânın belirsiz olması
d) Olağanüstü olaylara yer vermesi

Roman Türleri

Romanlar işledikleri konuya ve amaçlarına göre farklı türlere ayrılır:

  • Tarihî Roman: Geçmişte yaşanmış olayları tarihsel gerçeklere bağlı kalarak işler. Örn: Namık Kemal – Cezmi.
  • Macera (Serüven) Romanı: Olay örgüsü sürükleyici ve hareketlidir. Örn: Alexandre Dumas – Üç Silahşörler.
  • Psikolojik Roman: Bireyin iç dünyasını, ruhsal çözümlemeleri ön plana çıkarır. Örn: Peyami Safa – Dokuzuncu Hariciye Koğuşu.
  • Toplumcu Roman: Toplumsal sorunları, halkın yaşamını, sınıf çatışmalarını işler. Örn: Yaşar Kemal – İnce Memed.
  • Realist Roman: Günlük yaşamı, gerçekçi bir bakışla işler. Örn: Halit Ziya – Mai ve Siyah.
  • Fantastik Roman: Olağanüstü olay ve kahramanlara yer verir. Örn: J. R. R. Tolkien – Yüzüklerin Efendisi.

Örnek:

Yaşar Kemal’in “İnce Memed” romanı, toplumcu bir bakış açısıyla köylünün ağalara karşı verdiği mücadeleyi anlatır.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Roman türlerinden hangisi günümüzde gençler tarafından daha çok okunuyor?
  • Bir romanın türünü belirleyen en önemli ölçüt nedir?

Örnek Soru:

“Aşağıdakilerden hangisi psikolojik roman örneğidir?”
a) Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
b) Cezmi
c) Üç Silahşörler
d) İnce Memed

Romanda Bakış Açıları

Romanlarda olayların kimin gözünden anlatıldığına “bakış açısı” denir. Bakış açısı, okuyucunun olayları algılayışını etkiler. Başlıca bakış açıları şunlardır:

  • Kahraman Anlatıcı Bakış Açısı: Olayları anlatan kişi aynı zamanda kahramandır. “Ben” dili kullanılır.
  • Gözlemci Anlatıcı Bakış Açısı: Anlatıcı, olayların dışındadır, gözlemci gibi aktarır. Objektif görünür.
  • İlahi (Tanrısal) Bakış Açısı: Anlatıcı her şeyi bilir: kahramanların düşüncelerini, geçmişini, geleceğini. Sınırsız bir bakış açısıdır.

Örnek:

“Küçük Ağa” romanında anlatıcı çoğu zaman tanrısal bakış açısıyla karakterlerin iç dünyasına girer.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Sizce bir romanda hangi bakış açısı okuru daha çok etkiler?
  • İlk kişi anlatımı mı, üçüncü kişi anlatımı mı daha inandırıcıdır?

Örnek Soru:

“Romanlarda okuyucuya sınırsız bilgi veren bakış açısı aşağıdakilerden hangisidir?”
a) Kahraman anlatıcı
b) Gözlemci anlatıcı
c) İlahi (Tanrısal) bakış açısı
d) Nesnel bakış açısı

Romanın Yapı Unsurları

Romanın temel yapı taşları şunlardır:

  • Olay Örgüsü: Olayların neden-sonuç ilişkisi içinde düzenlenmesi.
  • Kişiler: Romanda yer alan kahramanlar. Başkahraman (protagonist) ve karşıt kahraman (antagonist) önemlidir.
  • Zaman: Olayların geçtiği süre. Kronolojik veya geriye dönüşlerle işlenebilir.
  • Mekân: Olayların geçtiği yer. Açık veya kapalı mekân olabilir.
  • Anlatıcı ve Bakış Açısı: Olayların okuyucuya hangi bakış açısıyla aktarıldığı.

Örnek:

Halide Edip’in “Ateşten Gömlek” romanında olay örgüsü Kurtuluş Savaşı üzerine kuruludur; kişiler idealist kahramanlar ve toplum temsilcileridir.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Romanlarda mekân tasvirleri okur için neden önemlidir?
  • Olay örgüsünün karmaşık olması okurun ilgisini artırır mı, azaltır mı?

Örnek Soru:

“Romanın yapı unsurlarından biri değildir?”
a) Zaman
b) Mekân
c) Anlatıcı
d) Başlık

Zamirler

Zamirler (adıllar), isimlerin yerini tutan sözcüklerdir. Tekrarı önlemek, anlatımı akıcı hâle getirmek için kullanılır. Çeşitleri şunlardır:

  • Kişi Zamirleri: Ben, sen, o, biz, siz, onlar.
  • İşaret Zamirleri: Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar.
  • Belgisiz Zamirler: Kimse, bazıları, herkes, biri.
  • Soru Zamirleri: Kim, ne, hangisi?
  • İyelik Zamirleri: Benimki, seninki, onunkiler.

Örnek:

“Ben de seni arıyordum.” cümlesinde “ben” ve “seni” sözcükleri kişi zamiridir.

Düşünelim – Tartışalım:

  • Zamirlerin fazla kullanılması anlatımı nasıl etkiler?
  • İşaret zamirleri yerine isim kullanılsaydı metin nasıl olurdu?

Örnek Soru:

“Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz zamir vardır?”
a) Bunu ben aldım.
b) Herkes sınava hazırlandı.
c) O çok çalışkan bir öğrenciydi.
d) Onlar dün buradaydı.

Yorum yapın